Girne açıklarında alabora olan Filo Jet’e ilişkin soruşturmada mahkeme, şirket direktörü, kaptan, ikinci kaptan, baş ve ikinci makinist ile 4 mürettebattan oluşan 9 zanlı hakkında 3 gün tutukluluk kararı verdi. Duruşmada geminin yaklaşık 12 yıl önce Türkiye’de kaza geçirerek hasar gördüğü, 2024’te Filo Denizcilik tarafından satın alındığı ve Haziran 2026’da Türk Loydu tarafından onaylandığı bilgileri paylaşılırken, şirket hissedarları ve Liman Başkanlığı görevlilerinin sorumluluğunun da araştırılmasına karar verildi.
Girne açıklarında alabora olan Filo Jet isimli yolcu gemisiyle ilgili soruşturma sürerken, mahkemede kazanın oluş şekli, geminin geçmişi, denetimleri, sefer izinleri ve mürettebatın olay sırasındaki müdahalesine ilişkin yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Şirket direktörü, kaptan, ikinci kaptan, baş makinist, ikinci makinist ve dört mürettebat olmak üzere 9 zanlı, “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla mahkemeye çıkarılarak üç gün tutuklu kalmalarına karar verildi.
Girne Kaza Mahkemesi’nde Yargıç Hazal Hacımulla huzurunda görülen duruşmada, dün mahkeme tarafından haklarında derdest emri çıkarılan 16 kişiden 14’ünün bugün mahkemeye getirildiği belirtildi. Mahkemeye çıkarılanlar arasında 9 zanlının yanı sıra şirket hissedarları ve Liman Başkanlığı görevlilerinin de bulunduğu 5 kişi yer aldı.
Yargıç Hacımulla, şirket yetkilisi, kaptan ve 7 mürettebattan oluşan 9 zanlı hakkında üçer gün tutukluluk kararı verirken, diğer 5 kişi hakkında da derhal tahkikat başlatılması emrini verdi.
GEMİ YAKLAŞIK 4 MİL AÇIKTA ALABORA OLDU
Polis müfettiş muavini Mehmet Mannaş, mahkemede verdiği şahadette, Filo Denizcilik’e ait Filo Jet’in dün Girne Limanı’ndan Girne-Taşucu seferini gerçekleştirmek üzere ayrıldığını ve limandan yaklaşık 4 mil açıkta ilerlediği sırada sol ön kızak uç kısmının kırılması sonucu su alarak alabora olduğunu aktardı.
Mannaş, gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişinin bulunduğunu belirterek, arama-kurtarma çalışmaları sonucunda 239 kişinin sağ olarak kurtarıldığını, 8 kişinin hayatını kaybettiğini ve diğer kişiler için arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
Mannaş, şirket direktörü A.Ö., gemi kaptanı M.Ö., ikinci kaptan M.S., baş makinist Z.Ö., ikinci makinist M.G. ile mürettebat S.E., K.K., V.H. ve R.İ. hakkında “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlaması getirildiğini belirtti.
GEMİNİN GEÇMİŞTE KAZA YAPTIĞI ORTAYA ÇIKTI
Mahkemede geminin geçmişine ilişkin de önemli bilgiler paylaşıldı.
Yargıcın geminin daha önce hasar alıp almadığını sorması üzerine Mannaş, Filo Jet’in yaklaşık 12 yıl önce Türkiye’de bir kaza geçirerek hasar gördüğünü, daha sonra tamir edildiğini ve 2024 yılında Filo Denizcilik tarafından satın alınarak yeniden sefer izni çıkarıldığını söyledi.
Mannaş, geminin geçmişteki kazası ve onarım sürecine ilişkin konunun Türkiye’de de araştırılacağını belirtti.
Geminin Haziran 2026’da Türk Loydu tarafından onaylandığını ifade eden Mannaş, geminin bu onayın ardından KKTC’deki seferlerini sürdürdüğünü kaydetti.
“TÜRK LOYDU ONAYI VE LİMAN BAŞKANLIĞI İZNİ VAR”
Mahkemede geminin uluslararası sularda seyretmek için gerekli teknik kapasite ve izinlere sahip olup olmadığı da soruldu.
Mannaş, geminin Türk Loydu tarafından onayının ve Liman Başkanlığı tarafından verilen izinlerinin bulunduğunu belirtti.
Gemide bulunan yolcu sayısı ile yükün geminin kapasitesini aşmadığını aktaran Mannaş, geminin sefere çıkmasından önce Meteoroloji Dairesi’nden de hava koşullarının uygun olduğuna ilişkin rapor alındığını ifade etti.
Mannaş ayrıca gemide yeterli sayıda can yeleği ve filika bulunduğuna ilişkin KKTC’deki yetkili kurumların onayının bulunduğunu söyledi.
MÜRETTEBATIN MÜDAHALESİ SORUŞTURULUYOR
Soruşturma kapsamında geminin olay sırasında nasıl yönetildiği ve mürettebatın yolculara müdahale edip etmediği de araştırılıyor.
Mannaş, ilk dört zanlının geminin sevk ve idaresinden sorumlu olduğunu belirterek, alınan ifadelerde geminin altından su geldiği ve bu konuda mürettebata bilgi verildiği halde tüm uyarılara rağmen sefere devam edildiği yönünde beyanlar bulunduğunu aktardı.
Mannaş ayrıca, gemi su almaya başladığında panik yaşandığı ve mürettebatın yolculara can yeleklerini göstermediği ve geminin tahliyesi konusunda yardımcı olmadığı yönünde ifadeler alındığını söyledi.
Polisin soruşturma kapsamında şu ana kadar 100’ün üzerinde ifade aldığı da mahkemede belirtildi.
Öte yandan mürettebat arasında bulunan S.E.’nin kaptana geminin uç kısmının kırıldığını söylediği yönünde de bilgi aktarıldı. S.E.’nin avukatı ise müvekkilinin basit bir işçi olduğunu, geminin teknik yapısı konusunda bilgi sahibi bulunmadığını ve söz konusu hasarı görmesinin mümkün olmadığını savundu.
ZANLILARIN AVUKATI: MÜRETTEBAT YOLCULARA YARDIM ETTİ
Tutuklanan zanlıların avukatı, mahkemede üç günlük tutukluluk talebine itiraz etmedi.
Avukat, gemide her biri 100 kişi taşıma kapasitesine sahip 4 can salı bulunduğunu ve bu sallarla 400 kişinin kurtarılabileceğini ileri sürdü.
Zanlıların üzerlerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, geminin tüm izinlerinin bulunduğunu savunan avukat, mürettebatın da yolculara yardım ettiğini gösteren görüntülerin bulunduğunu iddia etti.
Avukat ayrıca geminin sol ön kızağının kırıldığı yönünde polise bilgi veren kişinin, böyle bir tespitte bulunabilecek yeterli teknik bilgiye sahip olmadığını savundu.
GEMİNİN 3 METRE DALGADA SEFERİNE ENGEL YOKTU
Mahkemede geminin teknik durumu ve denize elverişliliğiyle ilgili de bilgi verildi.
Geminin 3 metreye kadar dalga yüksekliğinde denize açılmasına engel bulunmadığının tespit edildiği aktarıldı.
Meteoroloji Dairesi’nden alınan belgeler, Türk Loydu onayları ve gemiye ait evrakların tam olduğu belirtilirken, denetim belgelerinde E.Ü.’nün imzasının bulunduğu ifade edildi.
Savcının sorusu üzerine geminin son denetiminin 2 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirildiği ve uluslararası sularda sefere uygun olduğunun belirtildiği öğrenildi.
ŞİRKET HİSSEDARLARI VE LİMAN GÖREVLİLERİ DE ARAŞTIRILIYOR
Soruşturmanın yalnızca gemi kaptanı ve mürettebatla sınırlı olmadığı da mahkemede ortaya çıktı.
Şirket hissedarları ile Liman Başkanlığı görevlilerinin olayda sorumluluğunun bulunup bulunmadığının araştırıldığı belirtildi.
Mahkemeye getirilen ve haklarında tutukluluk talep edilmeyen isimler arasında Liman Başkanlığı görevlileri S.A., R.A., H.E., B.H., M.O. ve M.B.’nin bulunduğu aktarıldı.
Duruşmada, şirket hissedarları ve Liman Başkanlığı görevlilerinin de aralarında bulunduğu diğer kişiler hakkında derhal tahkikat başlatılması emredildi.
YOLCU SAYISI KAPASİTEYİ AŞMADI
Muhaceret kayıtları ve yolcu listelerinin incelenmesi sonucunda gemide kapasite aşımı olmadığı bilgisi de mahkemeye aktarıldı.
Geminin limandan ayrıldığı sırada denizde elverişsiz hava koşullarının bulunmadığı yönünde tespit yapıldığı belirtildi.
Yedek filikalar ve can yeleklerinin onaylarının KKTC makamlarınca verildiği ifade edilirken, ilgili dönemde müdürlük görevinde bulunan bir kişinin de ifadesinde, izin belgeleri tam olduğu sürece geminin sefere çıkmasında sakınca bulunmadığını söylediği öğrenildi.
KAZAZEDELERİN ÇEKTİĞİ GÖRÜNTÜLER İNCELENECEK
Soruşturmanın önemli delilleri arasında kazazedelerin olay sırasında çektiği görüntüler de bulunuyor.
Polis, söz konusu görüntülerin inceleneceğini belirtirken, yolcuların ifadeleri ve geminin olay sırasında yaşadığı sürece ilişkin diğer delillerin de soruşturma kapsamında değerlendirildiği kaydedildi.
HASARLI BÖLGE TÜRKİYE’DEN GELECEK EKİPLE İNCELENECEK
Geminin hasar almasına rağmen seyrine devam ettiği yönündeki iddialar da soruşturma kapsamında inceleniyor.
Geminin kırıldığı iddia edilen bölümünde, Türkiye’den gelecek ekibin katılımıyla teknik inceleme yapılacağı belirtildi.
Polis, geminin geçmişteki kazası, onarım süreci, teknik durumu, kaptanlık belgeleri, denetim ve sefer izinleri, mürettebatın olay sırasındaki müdahalesi, yolcu ifadeleri ve kazazedelerin çektiği görüntüler üzerinden soruşturmayı çok yönlü sürdürüyor.
Mahkeme, şirket yetkilisi, kaptan ve 7 mürettebattan oluşan 9 zanlının üç gün tutuklu kalmasına karar verirken, şirket hissedarları ve Liman Başkanlığı görevlilerinin de aralarında bulunduğu diğer kişiler hakkındaki araştırmanın sürdürülmesine hükmetti.

