KTOEÖS, Yüksek Danışma Kurulu toplantısının bir gece önce ve mesai saatleri dışında bildirilmesine tepki göstererek Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı. KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları, öğretmen nakilleri, kol faaliyetleri, istihdam ve kamusal eğitime ilişkin düzenlemeleri eleştirerek, “Öğretmenin emeğini ve iradesini yok sayamazsınız. Susmayacağız.” mesajı verdi.
Kıbrıs Türk Orta Eğitim Öğretmenler Sendikası (KTOEÖS), Yüksek Danışma Kurulu toplantısının sendikaya bir gece önce, mesai saatleri dışında bildirilmesine tepki göstererek Eğitim Bakanlığı önünde eylem yaptı.
Eylemde konuşan KTOEÖS Başkanı Ahmet Karaoğulları, toplantının çağrılış biçiminin yanı sıra öğretmen nakilleri, kol faaliyetleri, öğretmen adaylarının istihdamı, özlük hakları ve kamusal eğitime ayrılan kaynaklar üzerinden hükümet ile Eğitim Bakanlığı’na sert eleştiriler yöneltti.
Öğretmenler eylem sırasında yanlarında getirdikleri materyalleri hazırlanan kutulara koyarken, Karaoğulları ve beraberindeki heyet, “öğretmenin emanetleri” olarak nitelendirdikleri bu materyalleri Yüksek Danışma Kurulu toplantısının yapılacağı salona taşıdı.

“TOPLANTI BİR GECE ÖNCE SAAT 20.40’TA BİLDİRİLDİ”
Hissedilen sıcaklığın 40 dereceyi aştığı koşullarda Eğitim Bakanlığı önünde bulunmalarının nedenini anlatan Karaoğulları, öğretmenin emeğini ve gençlerin geleceğini doğrudan ilgilendiren konuların “yangından mal kaçırırcasına” Yüksek Danışma Kurulu gündemine getirildiğini savundu.
Sendikanın, toplantıdan bir gece önce saat 20.40 sıralarında Eğitim Bakanlığı Müsteşarı tarafından telefonla aranarak ertesi gün yapılacak toplantıya davet edildiğini belirten Karaoğulları, resmî yazının da geç saatlerde kendilerine ulaştırıldığını söyledi.
Öğretmenleri ve öğrencileri doğrudan etkileyecek düzenlemelerin bu yöntemle gündeme taşınmasına tepki gösteren Karaoğulları, eğitim sisteminde yapılacak değişikliklerin demokratik, katılımcı ve ilgili tarafların görüşlerinin alınacağı bir süreç içerisinde ele alınması gerektiğini kaydetti.
“BU ÖĞRETMEN DİMDİK BURADADIR”
Eğitim Bakanı’nın geçmişte öğretmenlere yönelik yaptığı açıklamaları da eleştiren Karaoğulları, “Bu memlekette ‘Az çalışan öğretmeni çalıştıracağım, daha niteliklisini Türkiye’den getireceğim’ diyen bakana karşı bu öğretmen dimdik buradadır.” dedi.
Öğretmenlerin, okullardaki eksikliklere ve yaşanan sorunlara rağmen kamusal eğitimin ayakta tutulması için büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Karaoğulları, öğretmenin emeğinin değersizleştirilmesine izin vermeyeceklerini vurguladı.

NAKİL SÜREÇLERİNE TEPKİ: “SENDİKAYI DIŞARIDA TUTUYORLAR”
Karaoğulları’nın gündeme getirdiği başlıklardan biri de öğretmen nakilleri oldu. Öğretmenin örgütlü olduğu sendikanın nakil süreçlerinin dışında bırakılmak istendiğini ileri süren Karaoğulları, uygulamanın tek yanlı bir yapıya dönüştürülmesine karşı olduklarını söyledi.
Nakillerin şeffaf ve çoğulcu bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirten Karaoğulları, öğretmenlerin emeği ve özlük haklarıyla ilgili süreçlerde sendikanın değerlendirme yetkisinin ortadan kaldırılmak istendiğini savundu.
Karaoğulları, bu uygulamaların öğretmen adaylarının haklarını da doğrudan etkileyebileceğini öne sürerek, siyasi tercihlere dayalı bir sistem oluşturulmaması gerektiğini ifade etti.
KOL FAALİYETLERİNDE DEĞİŞİKLİK İDDİASI
Yüksek Danışma Kurulu toplantısında sınav tüzüğüne ilişkin değişikliklerin gündeme getirileceğini belirten Karaoğulları, bazı kol faaliyetlerinin öğrenciler tarafından yeterince talep edilmediği gerekçesiyle kaldırılmak istendiğini söyledi.
Sekiz kol faaliyetinin kaldırılmasının ve geriye kalan faaliyetlerin sürelerinin sınırlandırılmasının gündemde olduğunu ifade eden Karaoğulları, bu değişikliklerin hangi gerekçelerle yapılmak istendiğinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Kamusal eğitime yeterli kaynak ayrılmadığını savunan Karaoğulları; öğretmen, müdür ve müdür muavini eksikliklerinin giderilmediğini, okulların altyapı ihtiyaçları için gerekli bütçenin sağlanmadığını belirtti.
“BİNLERCE ÖĞRETMEN ADAYININ EKMEK PARASIYLA OYNANIYOR”
Kol faaliyetleri ve bu faaliyetlere ayrılan ders saatlerinde yapılmak istenen değişikliklerin öğretmen istihdamını da etkileyeceğini savunan Karaoğulları, dışarıda atama bekleyen binlerce öğretmen adayının çalışma imkanının daralabileceğini söyledi.
Karaoğulları, kol faaliyetlerinden tasarruf edilmesiyle aktif öğretmenlerin ders yükünün artırılacağını, boşalacak ders saatlerinin ise farklı derslerle doldurulmasının planlandığını ileri sürdü.
“Binlerce öğretmen adayının ekmek parasıyla oynanıyor.” diyen Karaoğulları, yapılacak değişikliklerin yalnızca mevcut öğretmenleri değil, mesleğe girmeyi bekleyen öğretmen adaylarını da ilgilendirdiğini vurguladı.
“ÇAĞDAŞ VE BİLİMSEL EĞİTİMDEN UZAKLAŞTIRMA NİYETİ VAR”
Eğitimde gündeme getirilen değişikliklerin yalnızca tasarruf amacı taşımadığını ileri süren Karaoğulları, bunların eğitim sisteminin yapısına yönelik daha geniş bir politikanın parçası olduğunu savundu.
“Talimatlar” doğrultusunda yeni ders kolları oluşturulmak istendiğini iddia eden Karaoğulları, çocukların çağdaş ve bilimsel eğitimden uzaklaştırılarak “biat eden nesiller” yetiştirilmek istendiğini öne sürdü.
Karaoğulları, “Bu yapılmak istenenlerin ya da yapılacak olanların kimsenin yanına kâr kalmayacağını buradan bir kez daha haykırıyoruz. Bunun hesabını ödeyeceksiniz.” ifadelerini kullandı.
“BİR KEZ DAHA SÖYLÜYORUZ; HIRSIZDIRLAR”
Hükümete yönelik eleştirilerini sürdüren Karaoğulları, sendikanın daha önce kullandığı “hırsızlık” ifadelerinden rahatsızlık duyulmasına da değindi.
“Hırsızlıkla suçlandığı için gocunanlara da hatırlatıyoruz. Daha dört ay önce hayat pahalılığıyla ilgili emekçinin cebine el uzatanlar hırsızdırlar. Bir kez daha söylüyoruz; hırsızdırlar.” diyen Karaoğulları, kamu arazileri ve kamusal değerler üzerinden de hükümeti eleştirdi.
Karaoğulları, “Bu memleketin dağını, kıyısını, orman arazisini peşkeş çekenler hırsızdırlar.” ifadelerini kullanarak, öğretmenin emeğine yönelik uygulamaları da “emek hırsızlığı” olarak nitelendirdi.
“BASINI SUSTURACAĞINI ZANNEDENLER BİLSİN Kİ SUSMAYACAĞIZ”
Ülkede bir “sindirme kültürü” yaratılmaya çalışıldığını ileri süren Karaoğulları, basına ve sendikal haklara yönelik uygulamaları da eleştirdi.
Basının susturulmasıyla toplumdaki itirazların ortadan kaldırılamayacağını belirten Karaoğulları, anayasal haklarını kullananlara yönelik polis başvuruları yapılmasına ve öğretmenlerin eylemleri nedeniyle maaşlarından kesinti uygulanmasına tepki gösterdi.
Maaş kesintilerinin öğretmenleri ekonomik açıdan baskı altına almayı amaçladığını savunan Karaoğulları, “Bilsinler ki susmayacağız, susmayacağız.” dedi.
“YAŞANACAKLARIN SORUMLUSU BU ZİHNİYET OLACAK”
Yeni eğitim dönemine ilişkin uyarılarda da bulunan Karaoğulları, yapılmak istenen düzenlemeler nedeniyle okullarda ortaya çıkabilecek sorunların sorumluluğunun öğretmenlere veya sendikalara yüklenemeyeceğini söyledi.
Öğretmenin iradesini ve emeğini yok sayan uygulamalara karşı eylemlerini sürdüreceklerini belirten Karaoğulları, ortaya çıkabilecek sorunların sorumluluğunun söz konusu kararları alanlarda olacağını savundu.
Karaoğulları, dışarıdan geldiğini ileri sürdüğü “talimatlar” doğrultusunda hareket edildiği yönündeki eleştirisini de yineleyerek, eğitim politikalarının ülke insanının ihtiyaçları ve kamusal eğitimin gerekleri doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini söyledi.
HALA SULTAN İLAHİYAT KOLEJİ ÜZERİNDEN BAKANLIĞA ELEŞTİRİ
Karaoğulları, Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde görev yapan ve yaklaşık iki ay önce Türkiye’den gönderildiğini belirttiği bir öğretmen hakkında cinsel taciz ve cinsel şiddet iddiaları nedeniyle polis tarafından işlem yapıldığını ve söz konusu kişinin mahkemeye sevk edildiğini ileri sürdü.
Eğitim Bakanlığı’nı olayla ilgili kamuoyuna açıklama yapmamakla eleştiren Karaoğulları, “İki ay önce Türkiye’den gönderilen ve Hala Sultan İlahiyat Koleji’nde cinsel taciz, cinsel şiddetle polis tarafından yakalanıp mahkemeye sevk edilen öğretmene dair tek bir cümlelik açıklama yapmamıştır.” dedi.
Karaoğulları, Türkiye’deki eğitim anlayışının Kıbrıs’ın kuzeyine “enjekte edilmeye” çalışıldığını da ileri sürerek, eğitim politikalarının toplumun kendi ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmesi gerektiğini savundu.
“ÖĞRETMENİN EMANETLERİNİ YÜKSEK DANIŞMA KURULU’NA TESLİM EDECEĞİZ”
Karaoğulları, öğretmenlerin kod denkliklerine ilişkin görüş ve taleplerini de Yüksek Danışma Kurulu gündemine taşıyacaklarını belirtti.
“Emeğini hiçbir zaman esirgemeyen, bütün noksanlıklarına rağmen kamusal eğitime bütün emeğini ortaya koyan öğretmenin emanetlerini biraz sonra Yüksek Danışma Kurulu’na teslim edeceğiz.” diyen Karaoğulları, öğretmenin iradesini ve emeğini yok sayan politikalara karşı mücadelelerinin süreceğini vurguladı.
Açıklamaların ardından öğretmenler, yanlarında getirdikleri materyalleri eylem alanında hazırlanan kutulara bıraktı. Karaoğulları ve beraberindeki heyet de “öğretmenin emanetleri” olarak nitelendirilen materyalleri Yüksek Danışma Kurulu toplantısının yapılacağı salona götürerek protestoyu sürdürdü.

