Rum Yönetimi Müzakerecisi Menelaos Menelau, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yaklaşımının temel unsurunun yakınlaşmalara yaptığı atıf olduğunu savunarak, bunun üzerinde görüşülen çerçevenin federasyon zemininde bir çözüm anlamına geldiğini öne sürdü.
Rum Yönetimi Müzakereci Menelaos Menelau, “BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in yaklaşımının ana unsurunun yakınlaşmalara yaptığı atıf olduğu” görüşünü ortaya koyarak “çünkü bu üzerinde görüştüğümüz çerçevenin federasyon zemininde çözüm olduğu anlamına gelir” dedi.
Menelau, BM’nin durumu, Kıbrıs sorununun bütün yönlerindeki yakınlaşmaları, anlaşmazlıkları kaydedeceğini, müdahillerin de kendilerini ilgilendiren yönlerde görüş belirteceğini söyledi.
Menelaos Menelau Kathimerini’ye verdiği özel söyleşide, Genel Sekreter’in Ada’ya yaptığı ziyaretin “önemli ve olumlu” olduğunu belirterek “çabanın BM kararlarının belirlediği çerçevede yürütüldüğü mesajını verdi. Ön hazırlık müzakere kazanımları zemininde devam edecek ve Genel Sekreter, müzakerelerin yeniden başlaması kararı alınması hedefini taşıyan genişletilmiş görüşmeyi düzenleyecek” dedi.
Guterres’in, genişletilmiş görüşme için yeterli ön hazırlık gerektiğini de söylediği hatırlatıldığında Menelau “tam da bunun için çalıştıklarını” belirterek şunları ekledi:
“Çünkü genişletilmiş görüşmede müzakerelerin yeniden başlaması hedefini başarmak istiyoruz. Genel Sekreter’in yaklaşımındaki temel, yakınlaşmalara yaptığı atıftır çünkü üzerinde görüştüğümüz çerçevenin federasyon zeminli çözüm olduğu anlamına gelir. Yine, müzakere kazanımlarının, yakınlaşmaların bütün başlıklarda korunması, kapsamlı bir çözüm için geriye kalanlar üzerinde odaklanmamız gerektiği de açıktır”
Yakınlaşmaların BM tarafından kaydedileceğini de belirten Menelau “nelerin yakınlaşma olduğu nelerin olmadığı konusunda sonu gelmez bir anlaşmazlığa girilmesi tehlikesinin nasıl önleneceği” sorulduğunda ise şunları söyledi:
“BM durumu, bütün yönlerdeki yakınlaşmaları ve anlaşmazlıkları kaydedecek. Bu kapsamlı bir kayıt olacak ve kendileriyle ilgili yönleri yorumlamaları için müdahil taraflara verilecek. Kıbrıs’taki iki taraf iç yönlerle, 1960 Anlaşması’na taraf olan garantörler de dış yönlerle ilgili yorumlarını yapacak. Sonraki adım da müzakerelerin başlaması olacak”
İki tarafın yorumlardan yakınlaşmalar konusunda anlaşmazlık ortaya çıkarsa ne olacağı sorulduğunda ise “mesele yakınlaşmaların kaydedilmesi, yeniden teyit edilmesi ve yeni çabanın başlamasıdır. Geriye kalanlar müzakerelerde görüşülecek” cevabını verdi.
Gazetenin “yakınlaşmalar federasyonla ilgili. Sayın Guterres kamuoyuna açıklamasında iki bölgeli iki toplumlu federasyondan söz etmedi. İki liderle görüşmesinde federasyona net atıf yaptı mı” sorusuna karşılık Menelau “Genel Sekreter açıklamasında yakınlaşmalara atıf yaptı. Yakınlaşmaların federasyon çözümüyle ilgili olduğundan kuşku yok.” dedi, şunları ekledi:
“Dolayısıyla Genel Sekreter’in yakınlaşmalarla ilgili aleni açıklaması bu çabanın üzerinde yürütüldüğü çerçevenin BM Güvenlik Konseyi kararlarıyla belirlenen federasyon çerçevesi olduğu çok nettir. Genel Sekreter’in, Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm sağlamak için uzlaşmamız gereken bütün yönlerin kapsamlı şekilde göğüsleneceği müzakere kazanımlarıyla ilgili yaklaşımı da çok nettir”
“KIBRIS TÜRK TARAFININ TAVRININ TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN GENEL TAVRINDAN BAĞIMSIZ OLDUĞU SÖYLENEMEZ”
Menelau, bunlara Kıbrıs Türk tarafından herhangi bir tepki olup olmadığı sorulduğunda “Kıbrıs Türk tarafının tavrı Türk tarafının -Türkiye Cumhuriyeti’ni kast ediyorum- genel tavrından bağımsız olduğu söylenemez. Genel Sekreter’in ziyaretinden sonra da Türkiye Cumhuriyeti tarafından, bilindik ‘iki devlet’ çözümü tezleriyle ilgili açıklamalar yapıldığını görüyoruz”
Yakınlaşmaların, çözüm planının yüzde kaçını oluşturduğu sorulduğunda “mesele sayısal değil” diyerek, sözlerine başlayan Menelau “ancak yeniden teyit edilmeleri halinde çok önemli bir bölümü oluşturacaklar. Çünkü her şeyde anlaşılana kadar hiçbir şeyde anlaşılmış sayılmaz ilkesi geçerlidir. İstenilen, kapsamlı bir anlaşmadır” dedi.
Menelau’ya, bütün taraflar olur verdiğine göre Genel Sekreter’in genişletilmiş görüşmeyi neden düzenlemediği sorulduğunda “ön hazırlık yapılmasının doğal olduğunu” söyledi. Ön hazırlığın bunca zaman yapılıp yapılmadığı sorusuna da “yapılıyor, yoğunlaşarak devam edecek” cevabını verdi.
Menelaos Menelau bir soruya karşılık “Türk tarafının niyetinin netleştirilmesi konusunda, kapatılması gereken bir mesafe bulunduğunu” söyledi. “Engellerin, Türk tarafınca yapılan açıklamalarda gözle görünür şekilde varlığını sürdürdüğünü” öne süren Menelau “bu engellerin aşılması için çabanın devam etmesi gerektiğini” savundu. Menelau “Türkiye Cumhuriyeti-AB ilişkileri çerçevesindeki çaba da sürüyor” dedi.
“TÜRKİYE CUMHURİYETİ-AB İLİŞKİLERİNDEKİ BÜTÜN UNSURLAR DEĞERLENDİRİLİYOR”
“Türkiye Cumhuriyeti’nin yeniden uzlaşılmış çerçeveye döndürülmesi için Türkiye Cumhuriyeti-AB ilişkilerinin yeterli olup olmadığı” da sorulan Menelau “Türk yetkililerin kamuoyuna yönelik açıklamalarından da ortaya çıktığı üzere Türkiye Cumhuriyeti’nin ilgi duyduğu bir alandır. AB de Türkiye Cumhuriyeti ile verimli ve işlevsel ilişki istiyor” dedi, şunları ekledi:
“Türkiye Cumhuriyeti-AB ilişkileri çerçevesindeki, katalizör şekilde aktifleştirilebilecek ve bütün müdahiller için karşılıklı fayda sağlayacak unsurlar değerlendirilmeye çalışılıyor. Fitto’nun Avrupa Komisyonu tarafından atanması da Kıbrıs’ı ziyareti de önemli bir adım. Biz, çabanın sonuç vermesi için üzerimize düşeni yapıyoruz”
Menelau “Guterres’in ziyareti arzu edilen hedefe ulaşabilmemiz için yolu ve çerçeveyi belirleyerek katkı sağladı” ifadesini kullandı. Genel Sekreter’in, yeni geçiş noktaları konusunda BM’nin Temmuz 2025’te New York’ta gerçekleştirilen genişletilmiş görüşmede ortaya koyduğu ve kendilerinin de kabul ettikleri uzlaşı önerisini Ada’yı ziyareti sırasında yinelediğini söyleyen Menelau “bizim cevabımız olumluydu ancak Kıbrıs Türk tarafı olumsuz cevap verdi” dedi.
Menelau’ya, iki barikat açılamıyorken yakınlaşmaların nasıl teyit edileceği ve yeni konferansın çağrılması için ön şartları yaratacakları da soruldu. Olguların ilerlemesi için kendilerinin, “üzerlerine düşeni yapmakta olduklarını ve yapmaya devam edeceklerini” savunan Menelau, Genel Sekreter’in taahhüdünün güçlü, açık olduğunu, “Türk tarafının da aynı tavrı sergilemesini umduklarını” söyledi.
“GENEL SEKRETER’İN YAKLAŞIMI KAPSAMLIDIR, GÜVENLİK VE GARANTİLER KONUSUNU DA İÇERİR”
Menelau, Genel Sekreter, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis arasındaki ortak görüşmede güvenlik ve garantiler konusunun da ele alınıp alınmadığı sorusuna “Genel Sekreter’in yaklaşımı kapsamlıdır ve bütün yönleri içerir” cevabını verdi.
Genel Sekreter’in ortak görüşmede Guterres çerçevesine atıf yapıp yapmadığı ve çerçevenin de yakınlaşmalar arasında olup olmadığı sorulduğunda “Genel Sekreter’in 2017’de Crans Montana’da sunduğu 6 madde, yakınlaşmalarla birlikte müzakere kazanımlarını oluşturur” dedi.
Menelau Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın açıklamasının, “bundan sonrası için nasıl bir olanak bıraktığı” sorusuna karşılık “açıklama, malum yardımcı olmayan tezleri yineliyor. Net bir perspektif şekillenebilmesi için ana engelin aşılması gerektiğini bu yüzden söyledik. Engeller yüzünden çabayı terk edersek hiçbir olanak kalmayacak. Tercihimiz, çabaya ısrarla devam etmektir. Olanaklar pratikte ortaya çıkacak” dedi.
Gazetenin, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in Güney Kıbrıs ile Türkiye Cumhuriyeti arasında “iyi niyet inisiyatifi ya da karşılıklı fayda adımları atılması önerisi olduğuna dair basın haberleri olduğunu hatırlattığı Menelau “AB-Türkiye Cumhuriyeti ilişkileri çerçevesinde karşılıklı fayda sağlayabilecek ve Kıbrıs sorununa da yardımcı olabilecek unsurlar bulmak için paralel çaba harcandığını söyledik” ifadesini kullandı.
“HOLGUIN YENİ FİKİRLER KONUSUNDA NABZIMIZI YOKLAMADI”
Politis, geçmiş dönemde basına, Kıbrıs sorununun çözümüyle ilgili gevşek federasyon, NATO’nun güvenlik konusuna müdahil olması ve evrimsel metot gibi çeşitli yeni fikirler yansıdığını hatırlatarak, bu konuların Guterres ile konuşulup konuşulmadığını sordu. Bu soruya “hayır, bu tür konular gündeme gelmedi” cevabını veren Menelau, Genel Sekreter’in Kıbrıs Kişisel Temsilcisi Maria Angela Holguin’in yeni fikirler

