Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, “Adada belirsizlik yoktur, iki devlet vardır” diyerek KKTC’nin varlığının tartışılmaz olduğunu ifade etti.
“bayraklar İstiklal Marşımızdır”
“bayraklar güvenli, güçlü geleceğe emin adımlarla yürüyüşümüzdür”
“Adada belirsizlik yoktur; İki Devlet vardır”
“Rumların istedikleri gibi bir federasyona sürüklenmek 1963’te yaşadıklarımıza yeniden kapı açmaktır”
Milli Mücadele Vakfı Başkanı Aziz Gülbahar, “Beşparmak Dağları’ndaki bayrakların kaldırılmasını isteyenleri”, “Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Kıbrıs’ta iki devletin yan yana yaşamaya devam etmesini istediklerini söylemesini eleştirenleri” ve “iki devletli çözümün altının doldurulmadığını iddia edenleri” eleştirdi.
Gülbahar, “bayraklara dil uzatanlarla KKTC’nin varlığını tartışmaya açanların”, “Türk milleti ile onun kopmaz parçası olan Kıbrıs Türk halkını” karşılarında bulacaklarını vurguladı.
Gülbahar açıklamasında şunları kaydetti:
“Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin sözcülüğünü yapan Fileleftheros gazetesinde, Rum lider Hristodulidis’e çok yakın bir kişi tarafından kaleme alınan ve Beşparmak Dağları’ndaki Türk bayrağı ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bayrağının kaldırılmasını talep eden ‘hadsiz başyazıyı’ şiddetle kınıyoruz.
Daha da vahim olan, ‘Rum niyetlerine ve propagandasına hizmet eden bu küstah talebe karşı çıkmak yerine, içimizdeki bazı sözde gazeteciler ile sözde akademisyenlerin bunu olumlu bir istek gibi göstermeye çalışmaları’, ‘hatta çeşitli saçma gerekçelerle destek vermeleridir’
Bunun yanında, kimi siyasetçiler ile bazı siyasi partilerin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve KKTC Hükûmeti tarafından ortaklaşa savunulan egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm politikasına karşı çıkarak, Rum tarafının elli yıldır dayattığı ve defalarca başarısızlığa uğramış, Rumların 1974 öncesine dönüş hayalini gerçekleştirmesi için canlı tutulmaya çalışılan ölmüş ve tükenmiş federasyon tezlerine sarılmaya devam etmeleri düşündürücü olduğu kadar tepki çekicidir.
Beşparmaklar’daki şanlı Türk bayrağı ile KKTC bayrağı, Atatürk milliyetçiliğimizin, varoluş, özgürlük ve egemenlik için verdiğimiz mücadelenin simgeleridir.
- bayraklar; Erenköy’de, Geçitkale’de, Boğaziçi’nde, Muratağa’da, Sandallar’da ve Atlılar’da verilen mücadelenin, şehitlerimizin ve mücahitlerimizin emanetidir;
- bayraklar istiklal marşımızdır;
- bayraklar güvenli, güçlü geleceğe emin adımlarla yürüyüşümüzdür;
Adada belirsizlik yoktur; İki Devlet vardır.
Kıbrıs Türkü’nün Ruma hizmet edecek bir çözüme ihtiyacı da yoktur.
Kıbrıs Türkü’nün var olanlara ek olarak akıllı, Atatürk milliyetçisi, Devlete sahip çıkan siyasilere ve kuruluşlara ihtiyacı vardır.
Rumların istedikleri gibi bir federasyona sürüklenmek 1963’te yaşadıklarımıza yeniden kapı açmaktır.
Hiç kimse Kıbrıs Türk halkından kendi bayraklarını indirmesini, kendi devletinden vazgeçmesini veya kendi tarihini inkâr etmesini bekleyemez.
Buna kalkışanlar da buna destek verenler de Kıbrıs Türk halkının vicdanında mahkûm olmaya mahkûmdur.
Herkes şunu iyi bilmelidir ki; demokrasimizi ve söz söyleme özgürlüğünü istismar ederek o bayraklara dil uzatanlar asla amaçlarına ulaşamayacak ve halkımız tarafından mutlaka cezalandırılacaklardır.
Rum tarafı bir yandan adanın güneyini uluslararası hukuka da aykırı bir şekilde silah deposuna, yabancı üsler merkezine çevirir, Türkiye’yi adadan çıkarmak ve bizleri güvencesiz bırakmak için Avrupa Birliği’ni kullanmaya çalışırken; diğer yandan okullardaki Türk düşmanlığı eğitimini, Kıbrıs Türk ekonomisine yönelik saldırıları ve gençlerimize uygulanan izolasyonları sürdürmektedir.
Böyle bir ortamda içimizdeki bazı çevrelerin hâlâ Rum amaçlarına hizmet edercesine federasyon masalları anlatması, gerçeklerden kopuşun en açık göstergesidir.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidan’ın son açıklamaları, Anavatan Türkiye’nin ve KKTC’nin ortaya koyduğu yeni vizyonun ne kadar doğru olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bu vizyonu, altı yeterince doldurulmamış bir politika olarak nitelemek ciddi bir çarpıtma; bilerek ya da bilmeyerek Rum tezlerine kılıf uydurmaktır.
İki devletli çözüm; zaten mevcut olan iki ayrı egemen halkın ve iki ayrı devlet yapısının, karşılıklı tanınma temelinde uzlaşmasının adıdır.
Bunun altı; Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan tarafından Birleşmiş Milletler Genel Kurulu toplantılarında yapılan konuşmalarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin oy birliğiyle yayımladığı deklarasyonda, KKTC Cumhuriyet Meclisi’nin son Kıbrıs kararında ve 5. Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar tarafından Rum yetkililer ile Birleşmiş Milletler temsilcileriyle yapılan görüşmelerde fazlasıyla doldurulmuştur.
Bunu bilmezden gelmek ciddi bir hatadır.
Milli Mücadele Vakfı olarak bir kez daha açıkça ifade ediyoruz:
Kıbrıs Türk halkı; devletine, bayrağına, egemenliğine ve Anavatan Türkiye ile olan kopmaz bağlarına sonuna kadar sahip çıkacaktır.
KKTC’nin varlığını tartışmaya açmaya çalışanlar da, bayrağımızı hedef alanlar da, Rum tezlerini pazarlamaya çalışanlar da karşılarında Türk milleti ile onun kopmaz bir parçası olan Kıbrıs Türk halkının sarsılmaz iradesini bulacaktır.
Bunu görmeyenler, günü geldiğinde ne kadar yanıldıklarını anlayacaklardır”

