Kuzey Kıbrıs Genç İş İnsanları Derneği, Meclis Başkanı’nın seçilme sürecindeki şaibeler ve hukuki sorunlara dikkat çekerek, sürecin demokratik ilkelere aykırı olduğunu belirtti.
GİAD’dan yapılan açıklamada, “Bu süreç, sadece Meclis’i değil, tüm toplumu yıpratmış ve derin bir güvensizlik duygusu yaratmıştır.” İfadelerine yer verdi.
Yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Meclisi’nde yaşanan son gelişmeler, demokratik değerlerin
zedelenmesi ve hukukun üstünlüğünün hiçe sayılması açısından derin bir endişe yaratmıştır.
Meclis Başkanlığı seçiminde, şaibeli üç oy pusulasına ve Meclis’in kendi hukukçularının bu oyların geçersiz olduğu yönündeki açık görüşüne rağmen, mevcut Meclis Başkanı’nın göreve geldiği sürecin Resmi Gazete’de yayımlanarak hızla sonuçlandırılması, bir oldu bitti yaratma çabasıdır.
Hukukun, demokrasinin ve adaletin çiğnendiği bu süreç, devlet yönetiminde şeffaflık ve dürüstlük ilkelerinin ne denli göz ardı edildiğini göstermektedir.
Hükümetin bu süreci sorgusuz sualsiz kabul etmesi, teslim törenini hızla gerçekleştirmesi ve
kamuoyunu hiçe sayan bir tavır sergilemesi, sadece demokrasinin temel prensiplerine zarar vermekle kalmamış, aynı zamanda toplumun güven duygusunu da zedelemiştir.
Demokratik olmayan bu yaklaşımlar, yönetimdeki yozlaşmanın ve kişisel çıkarların halkın menfaatlerinin önüne geçtiği bir sistemin açık bir göstergesidir.
Bu süreç, sadece Meclis’i değil, tüm toplumu yıpratmış ve derin bir güvensizlik duygusu yaratmıştır.
Halk, siyasi çekişmeler ve koltuk kavgalarıyla oyalanmak yerine, hükümetin asıl sorumluluğunu yerine getirip, pahalılık ve ekonomik kriz gibi günlük yaşamı etkileyen sorunlara çözüm bulmasını beklemektedir. Yöneticilerin, halkın ihtiyaçlarını ve beklentilerini görmezden gelip kendi iktidarlarını koruma çabasına girmesi, toplumdaki hoşnutsuzluğu daha da derinleştirmektedir.
Bu tür antidemokratik süreçler, hukukun bir gün herkese lazım olacağını unutanlar için acı bir ders
olacaktır. Yönetenler, adaletin terazisini şaşırdıkça toplumda derin bir yara açmakta ve ülkemizin
demokratik temellerini sarsmaktadır.
Toplum olarak adil, şeffaf ve demokratik bir yönetim talebimizi her fırsatta dile getirmeye ve bu tür yozlaşma girişimlerine karşı sesimizi yükseltmeye devam etmeliyiz. Halkın, koltuk mücadeleleriyle değil, geçim sıkıntısına çare üretecek bir yönetim anlayışına ihtiyacı vardır.

