Şuşa Beyannamesi’nden Türk Devletleri Teşkilatı’na: Entegrasyonun yol haritası

0
7

Şuşa Beyannamesi’nin, Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal gelişimi ve Türk dünyasının entegrasyonu açısından önemli bir yol haritası niteliği taşıdığı vurgulandı.

Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Destek Ajansı’nın 2026 yılı hibe yarışmasının kazananları arasında yer alan “Orta Asya ve Güney Kafkasya İfade Özgürlüğü Ağı” Kamu Birliği (CASCFEN), “Şuşa Beyannamesi’nden Türk Devletleri Teşkilatı’na” başlıklı projenin uygulanmasına başladı.

1 Ağustos-31 Ekim tarihleri arasında yürütülecek proje kapsamında, Türk dünyasının entegrasyonu, ortak değerleri ve gelecekteki kalkınma perspektifleri üzerine 10 farklı başlıkta röportaj hazırlanacak. Projenin ilk konusu ise “Şuşa Beyannamesi’nden Türk Devletleri Teşkilatı’na: Entegrasyonun yol haritası” olarak belirlendi.

Çalışmada, Şuşa Beyannamesi’nin ortaya koyduğu iş birliği anlayışının Türk Devletleri Teşkilatı’nın kurumsal gelişimine etkisi ve Türk dünyasının entegrasyonundaki rolü ele alınıyor. Bunun yanı sıra dış politika, ekonomi, ulaştırma, güvenlik ve insani alanlarda koordinasyonun geliştirilmesi ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi de değerlendiriliyor.

Azer Allahverenov: “Şuşa Beyannamesi tarihi bir belgedir”

Projeye görüşleriyle katkı sunan Azerbaycan Cumhuriyeti Milli Meclisi milletvekili ve Türk Devletleri Teşkilatı üye ülkelerinin STK Platformu Genel Sekreteri Azer Allahverenov, Şuşa Beyannamesi’nin Türk dünyasının entegrasyonunda yeni bir aşamanın temelini oluşturduğunu belirtti.

Allahverenov, beyannamenin Azerbaycan-Türkiye ittifakını resmileştirmenin yanı sıra Türk devletleri için stratejik bir iş birliği modeli ortaya koyduğunu ifade etti. Güvenlik, ulaştırma, enerji, ekonomi ve insani iş birliği alanlarında TDT çerçevesinde elde edilen sonuçların da bu anlayışın yansımaları olduğunu kaydetti.

Allahverenov’a göre önümüzdeki dönemde dış politika koordinasyonunun güçlendirilmesi, uluslararası kuruluşlarda ortak tutumların artırılması, Orta Koridor, enerji güvenliği, ekonomik iş birliği ve dijital dönüşüm gibi alanlarda ortak projelerin genişletilmesi önem taşıyor.

STK’ların entegrasyon sürecindeki rolüne de dikkat çeken Allahverenov, Azerbaycan’ın girişimiyle oluşturulan TDT üyesi ülkelerin STK Platformu’nun ortak projeler, kamu diplomasisi ve Türk dünyasındaki ortak değerlerin geliştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Dr. İmbat Muğlu: “TDT’nin geleceği pragmatik iş birliğine dayanabilir”

Türkiye’nin Bilge İnsanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi (BİLGESAM) Danışma Kurulu üyesi, güvenlik ve terör uzmanı Dr. İmbat Muğlu ise Şuşa Beyannamesi’nin yalnızca Türkiye-Azerbaycan ilişkileri açısından değil, Türk dünyasının kurumsal entegrasyonu açısından da önemli bir stratejik belge olduğunu ifade etti.

Muğlu, beyannamenin savunma, güvenlik, ekonomi, enerji, ulaştırma, eğitim, kültür ve dış politika alanlarında geniş iş birliği mekanizmaları öngördüğünü belirterek, TDT’nin kurumsal gelişimini hızlandıran önemli bir referans niteliğinde olduğunu söyledi.

TDT’nin daha güçlü bir siyasi platform haline gelmesi için kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi, düzenli diplomatik koordinasyonun sağlanması ve uluslararası itibarın artırılması gerektiğini belirten Muğlu, sürecin üye devletlerin sürdürülebilir siyasi iradesine bağlı olduğunu kaydetti.

Ekonomik alanda ticaretin önündeki teknik engellerin kaldırılması, gümrük işlemlerinin dijitalleştirilmesi, ortak yatırım fonlarının güçlendirilmesi ve ulaştırma altyapılarının birbirini tamamlayan bir sistem haline getirilmesinin entegrasyonu hızlandırabileceğini ifade eden Muğlu, TDT’nin kısa ve orta vadede daha esnek ve işlevsel bir bölgesel iş birliği modeliyle ilerlemesinin gerçekçi olduğunu belirtti.

STK’ların rolüne dikkat çekildi

Röportajlarda, Türk dünyasındaki entegrasyonun yalnızca hükümetler arasında değil, toplumlar ve sivil toplum kuruluşları arasında da güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Akademik çevreler, düşünce kuruluşları ve STK’lar arasındaki sürdürülebilir iş birliğinin ortak bakış açısının oluşmasına, kamu diplomasisinin güçlendirilmesine ve üye ülkeler arasındaki karşılıklı güvenin artırılmasına katkı sağlayabileceği belirtildi.

“Şuşa Beyannamesi’nden Türk Devletleri Teşkilatı’na” projesi, Türk dünyasının geleceğine ilişkin siyasi, ekonomik, sosyal ve kurumsal iş birliği perspektiflerini ele alan 10 röportajlık bir çalışma olarak 31 Ekim’e kadar devam edecek. Proje kapsamında yer alan görüşlerin yazarlara ait olduğu ve Azerbaycan Cumhuriyeti Sivil Toplum Kuruluşlarına Devlet Destek Ajansı’nın resmî görüşünü yansıtmayabileceği belirtildi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz