12.8 C
Girne
Pazar, Şubat 22, 2026

Liberal Demokrasi Hareketi: 2026 bütçesinin yaklaşık yüzde 75’i maaş ve cari transferlere gidiyor

spot_img

Liberal Demokrasi Hareketi, 2026 bütçesinin yaklaşık yüzde 75’inin maaş ve cari transfer harcamalarına ayrıldığını belirterek, mevcut yapının yatırım ve üretim kapasitesini geri plana ittiğini savundu. Açıklamada, bütçe kompozisyonu değişmedikçe büyümenin sınırlı kalacağı ve mali baskının artacağı ifade edildi.

Liberal Demokrasi Hareketi (LDH), 2026 bütçesine ilişkin yazılı açıklama yaparak, bütçenin yaklaşık yüzde 75’inin maaş ve cari transfer harcamalarına ayrıldığını belirtti.

Açıklamada, devletin topladığı her 100 liranın 75 lirasının sabit gider niteliğindeki kalemlere gittiği ifade edilerek, bütçenin büyük bölümünün daha baştan bağlanmış ve yön değiştirmesi kolay olmayan harcamalardan oluştuğuna dikkat çekildi.

Bu durumun teknik bir ayrıntı olmadığı vurgulanan açıklamada, söz konusu tablonun tercih edilen ekonomik modelin bir yansıması olduğu kaydedildi. Kaynakların ağırlıklı olarak mevcut harcama düzenini sürdürmeye yönelmesinin, yatırım ve üretim kapasitesinin geri planda kalması anlamına geldiği belirtildi.

“BU ŞEKİLDE STATÜKO FİNANSE EDİLEBİLİR. AMA BU BİR KALKINMA MODELİ DEĞİLDİR”

LDH tarafından yapılan açıklamanın devamı şu şekilde:

“2026 bütçesinin yaklaşık %75’i maaş ve cari transfer harcamalarına ayrılmış durumda.

Kaynakların ağırlıklı olarak mevcut harcama düzenini sürdürmeye yönelmesi; yatırım ve üretim kapasitesinin geri planda kalması anlamına geliyor.

Bu yapı zamanla gençlerin hayallerini de değiştirir. Üretmek, girişim kurmak, risk almak yerine yerine kamu istihdamını en güvenli kariyer seçeneği olarak görmek yaygınlaşır. Çünkü sistem en çok onu besler. Bunun sonucu büyüyen bir ekonomi değil; devlete bağımlı, riskten kaçan ve yerinde sayan bir düzen olur.

Sabit gider oranı bu seviyedeyken ekonomik bir daralma yaşandığında seçenekler sınırlıdır: vergi artışı ya da borçlanma.

Her iki seçenek de üretim üzerinde baskı oluşturur. Vergi artışı yatırım iştahını azaltır; borçlanma ise gelecekteki mali alanı daraltır.

Ekonomik büyüme, harcama artışıyla değil; üretim kapasitesinin güçlenmesiyle sağlanır. Bunun için de bütçede alan gerekir. Bu yapı sürdürülebilir değildir.

Kompozisyon değişmedikçe büyüme sınırlı kalacak, mali baskı artacaktır.

Bu şekilde statüko finanse edilebilir. Ama bu bir kalkınma modeli değildir”

spot_img
Son dakika
spot_img
Benzer Haberleri
spot_img

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz