Rum medyası, ABD Başkanı Donald Trump’ın Barış Konseyi girişimi ve Kosova’ya yönelik adımlarının, Kıbrıs sorununda da Birleşmiş Milletler’i devre dışı bırakabilecek yeni bir süreci tetikleyebileceği endişesini dile getirdi. Kathimerini ve Fileleftheros, Trump’ın olası inisiyatiflerinin Rum yönetimi açısından ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti.
Trump Kıbrıs sorununda da Ukrayna örneğindeki gibi inisiyatif alabilir korkusu
Rum medyası, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Barış Konseyi’nin kuruluşuyla Birleşmiş Milletler (BM) örgütünü boşa çıkarmasının ötesinde, Kosova’yı da devlet olarak Konsey’in kuruluşuna davet etmesinin KKTC’ye atıf yapmakta olduğuna dikkat çekti.
Haftalık Kathimerini, “Trump’ın Barış Konseyi’nde Lefkoşa’nın Çifte Yenilgisi” başlıklı haberinde, Barış Konseyi Tüzüğü’nün hedefler ve işleyiş maddesinden, uluslararası anlaşmazlıklarda BM’nin yerine geçme argümanının ortaya çıktığına dikkat çekti.
Gazete, Kıbrıs sorununda da Ukrayna’daki gibi “ülkenin egemenliği ve toprak bütünlüğünün dikkate alınmadığı” bir Trump inisiyatifinin gündeme getirilebileceğine dikkat çekti. Barış Konseyi’nin, “yeni bir etik ve çok tehlikeli bir emsal getirerek BM tarafından tanınmayan varlıklara tam normallik ve uluslararası meşruiyet kapısı açtığına” işaret etti.
Buna, Barış Konseyi’nin kuruluş törenine BM’nin tanımadığı, ABD’nin tanıdığı Kosova Cumhuriyeti’ni ve Kosova Cumhurbaşkanı Vjosa Osmani’yi resmen davet etmesini örnek gösteren gazete, Trump’ın bu hareketinin “makul çağrışımlar yaptığına” dikkat çekti. Bu durumun Rum yönetiminin “tanınmamış oluşumlara mesafeli durma” argümanı ile Türkiye’nin KKTC’ örneğindeki tam aksi argümanına yan etkiler yapabileceği görüşünü ortaya koydu.
Gazete, yukarıda saydıklarına dayanarak, Rum yönetiminin, kuruluş törenine katılmasa da Barış Konseyi için davet edilmesini memnuniyetle karşılayıp bayram yapmasının büyük soru işaretleri yarattığına dikkat çekti. Ukrayna deneyimini hatırlatarak “Trump’ın Konseyi, kuruluş tüzüğünde belirtildiği gibi uluslararası anlaşmazlıklarda BM’nin yerine geçmeyi isterse, o zaman Kıbrıs sorununda da inisiyatif alıp Kıbrıs’ı çok nahoş gelişmelerle karşı karşıya getirebilir.” ifadesine yer verdi.
Kathimerini, Rum Yönetimi Başkanı Nikos Hristodulidis’in, Barış Konseyi’nin oynamayı hedeflediği rol hakkında yorum yapmadığını ve Kosova’nın resmen katılması hakkında tek kelime etmediğini hatırlattı, “dolaylı yoldan kendi kalesine gol atmakla flört ediyor izlenimi yarattığı” yorumunu yaptı.
Öte yandan Fileleftheros, “Made By Trump Fırtına Geliyor… Amerikan Başkanı Dünya Haritasını Yeniden Planlıyor” başlığıyla manşete çektiği haberinde, “Rus ruleti oynamak ve kendisine uymayanlara baskı yapmakla” suçladığı ABD Başkanı Donald Trump’ın politikalarının Kıbrıs sorunu da dahil bütün açık cepheleri etkilemekte olduğuna dikkat çekti.
Trump’ın güç dayatarak ve BM mantığı dışında hareket ettiğini, benimsediği pratiklerin ise korku ve endişe yarattığını yazan gazete, Kıbrıs sorununun şimdilik Beyaz Saray’ın gündeminde olmadığını yazdı. Güney Kıbrıs’ın Washington’un Doğu Akdeniz planlamaları kadrosunda yer aldığını ve Rum yönetiminin bu durumu Kıbrıs sorunundaki tezlerini güçlendirmek için kullanmakta olduğunu belirtti. Rum yönetiminin bu bağlamda Amerikalılara karşı çok dikkatli hareket ettiğini ancak Trump söz konusu olduğunda hiçbir şeye kesin gözüyle bakılamayacağını, kimsenin (Trump’ın) nasıl hareket edeceğinden emin olamayacağını aktardı.




